Diyetin Psikolojisi: Neden Zayıflayamıyorsun (Yoksa Vaz mı Geçemiyorsun?)
Her pazartesi yeni bir başlangıç, her cuma bir "kaçamak" ve her pazar bitmek bilmeyen bir suçluluk duygusu... Tanıdık geldi mi? 6 yıllık meslek hayatım boyunca binlerce tabak, yüzlerce kan tahlili ve sayısız hikaye gördüm. Vardığım sonuç şu: Sorun tabağındaki brokoli değil, o tabağa bakış açın.
1. "Mükemmeliyet" Hapishanesinden Çıkın
Çoğu danışanım kapıdan içeri girdiğinde "Sena Hanım, listeye %100 uyacağım" diyor. Ben de onlara diyorum ki: "Uymayın." Çünkü %100 uyum, ilk hatada %0’a düşmeyi beraberinde getirir. Hayat lineer bir çizgi değildir. Önemli olan düştüğünde tabağı komple fırlatmak yerine, bir sonraki öğünde kaldığın yerden devam edebilme esnekliğini göstermektir. Esneklik zayıflık değil, sürdürülebilir başarının temelidir.
2. Pilates ve Beslenme: Bir Elmanın İki Yarısı
Sadece beslenmeyle kilo verebilirsiniz, evet. Ama sadece "zayıf" bir beden mi istiyorsunuz, yoksa "yaşayan, hareket eden ve güçlü" bir beden mi? Base Fit’te her zaman vurguladığımız gibi; beslenme yakıttır, hareket ise o yakıtın nasıl yakılacağını belirleyen mühendisliktir. Kas kütlenizi korumadan yaptığınız her diyet, metabolizmanıza ihanettir.
3. "Diyetteyim" Cümlesini Sözlüğünüzden Silin
"Diyetteyim" kelimesi beynimizde geçici bir kısıtlanma, bir mahrumiyet bölgesi yaratır. Mahrumiyet ise kaçınılmaz olarak isyanı doğurur. Biz kısıtlamıyoruz; seçiyoruz. Vücudunuza neyi, neden verdiğinizi bildiğinizde o "yasaklı" tatlı bir canavara dönüşmekten çıkar.
Not:
Eğer hala "mucizevi bir kür" veya "3 günde 5 kilo" peşindeyseniz, yanlış yerdesiniz. Ben size mucizeler vaat etmiyorum; size kendi bedeninizin kontrolünü elinize almayı, disiplini ve gerçek sonuçları vaat ediyorum.
Zamanınız kıymetli. Onu kendinizi cezalandırarak değil, geliştirerek harcayın.